Ana içeriğe atla

Bulgaristan'da son Osmanlı

Mehmet Hamit, Osmanlıca hem okuyup hem yazabiliyor.

Bulgaristan'ın Rodop dağlarındaki Ribnovo köyünde oturan 88 yaşındaki Mehmet Hamit, bölgede Osmanlıca okuyan ve yazdığı bilinen tek kişi. Bölgede 'eski yazı' olarak nitelendirilen Osmanlıcayı kendi kendine çözdüğünü anlatan Hamit, dini bilgileri öğrenme adına eskiden kaynakların kıtlığından dolayı Osmanlıca eserlere başvurduğunu söylüyor.
Mehmet Hamit
Mütevazi yaşamıyla dikkat çeken Mehmet Hamit, "Ne Osmanlıca ne de Türkçeyi iyi bildiğimi düşünmüyorum; sadece kitaplardan kendime yetecek kadar istifade ediyorum." sözlerine yer veriyor.
Küçük yaştan beri bırakmadığı orucunu tutmaya devam eden Mehmet Hamit,
vakit namazlarında camiye gidiyor ve teravihleri de kaçırmıyor. İlerlemiş yaşına rağmen sandalye ve değnek kullanmadan namazını eda ediyor. Vakti olduğunda nafile yerine kaza kılmayı tercih eden Mehmet amca, sohbetlerinde ve sorulan sorularda sık sık hadislere başvurup kitaplardaki yerini açıp okuyor. Bu yüzden de daha uzun ömür isteyip istemediği sorusuna sünnetteki ifadeye başvurarak "Yaşamım hayırlısı ise yaşayayım, ölümüm hayırlısı ise burada durmama gerek yok" diyor.

BELİNDE KUŞAK, BAŞINDA SARIK  MAASALLAH nazar degmesin 
Giyimine de çok dikkat eden Mehmet Hamit, el işlemeli kuşağını beline sarıp, bir zamanlar kullanılan kemerle sıkıyor. Ayrıca örme çoraplarını ayağına geçiriyor, gençliğinden beri taktığı sarığını da çıkarmıyor. Bununla ibadetlerin 70 kez daha sevaplı olduğunu söylüyor. Geniş aba pantolon giyen Mehmet Hamit'i, hem kılık kıyafeti hem de Osmanlıcaya vukufiyeti sebebiyle bazıları 'Son Osmanlı' diye anıyor.
Mehmet Hamit'in 'Tebliğ erinin' okuduğu kitaplardan notlar tutarak oluşturulan bir defteri bulunuyor. Bunun dışında her 'mühim meseleyi' eline kağıt kalem alarak not ediyor. Günümüzde Müslümanların en büyük problemlerinden birinin başkalarına benzeme isteği olduğunu söyleyen Mehmet Hamit, kendi benliğinden uzaklaşılan bir ümmet görüntüsüne şahit olduğunu aktarıyor.

Günlük duaları arasında en çok zikrettiği imanlı bir şekilde ahirete irtihal etmesi olduğunu söyleyen Mehmet Hamit'in 4 çocuğu, 8 torunu bulunuyor. Köyde, ondan başka sarıkla dolaşan 2 kişi daha bulunuyor. Üçü de 1925 yılı doğumlu olan bu kişiler eskilerin son temsilcileri olarak çevreden saygı görüyor.


Sayin Kardeslerim  Facebook  sayfama destek olurmusunuz 
LiKE Begen  yapmaniz yeterlidir  ALLAHcc Hepinizden razi olsun AMiN..





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Selfie çekerken ölenler

Selfie adam öldürüyorÖlmenin pekçok yolu olabilir  ama kısa süre önceye kadar hiç kimse, selfie çekmenin bunlardan biri olabileceğini hayal bile edemezdi.
Raylarda yürürken, yüksek bir binanın kenarından asılı halde veya bir köprünün üzerinde dengede dururken kendi fotoğrafınızı çekmenin çok ciddi sonuçları olabilir.
Son aylarda bu şekilde, selfie çekerken ölenler haberlere konu oldu.
Mashable internet sitesi geçen aylarda selfie çekerken ölen en az 12 kişi saydı. İngiliz bulvar gazetesi Mirror'a göre bunların sonuncusu bir binanın tepesinde selfie çekerken ölen Rus genç Andrey Retrovski'ydi. Rusya'da bu konudaki kaygılar o kadar büyüdü ki artık yetkililer bu tür selfie çekmenin tehlikelerini vurgulayan bir kampanya başlatmaya karar verdi. Rusya İçişleri Bakanlığı'nın kampanyasında "Sosyal medyadaki bir milyon beğeni bile bedelini hayatınız ve sağlığınızla ödemenize değmez" deniyor. Kampanya için trafik yasaklarını gösterenlere benzer işaretler tasarlandı.
İşaretlerd…

Osmanlı’nın kanatlı süvarileri: Deliler

Öylesine cesur hareket ederlerdi ki, insanları gölgelerinin bile öldürücü olduğuna inandırmışlardı.Deliler  1. BolumOsmanlı kara ordusunda görevli bir askeri birliğin ismidir. "Deli" adı verilen süvarilerden oluşan bu birlik, savaşlarda üstün cesaret göstermeleri ve farklı giyinme şekilleri sebebiyle bu isimle anılmıştır.Asıl olarak kendilerine kılavuz, rehber manasına gelen delil ismi verilmesine karşın, cesur ve korkusuzca düşmana atılmaları nedeniyle halk arasında deli olarak anılmışlardır. Deli adını almalarının sebebi gönüllü 20-25 yaş arası gençlerden oluşmalarıydı ve savaşlarda ordunun en ön saflarında çarpışmalarıydı. En tehlikeli görevlere korkusuzca atılmaları yüzünden bu ismi aldılar. Korkutucu bir görünümleri vardı. Silah olarak eğri pala, kalkan, mızrak ve bozdoğan taşıyan deliler, başlarına pars ya da benekli sırtlan derisinden yapılmış tüylü bir miğfer giyerlerdi. Kalkanlarını da yine kuş tüyleriyle süsleyen delilerin giysileri aslan, kaplan ve tilki postundan,…

Ağlamak Nedir İyimi Kötümü

Bu duyguyu  bastırmak kötü bir şey mi?Yakın zamana kadar ağlamanın nedeni konusunda bilim insanları ile yazarlar arasında anlaşmazlık vardı. Kral VI. Henry oyununda Shakespeare, "Ağlamak üzüntünün derinleşmesini önler" diye yazmış, Amerikalı yazar Lemony Snicket ise bu konuda şöyle demişti: "Bilin ki uzun bir ağlamanın ardından durumunuzda hiçbir değişiklik olmasa da kendinizi daha iyi hissedersiniz." Öte yandan Charles Darwin gözyaşını göz etrafındaki kasların işleyiş biçiminin gereksiz bir yan ürünü olarak görüyordu. Ona göre, bu kasların fazla kan akışını önlemek için arada bir kasılması gerekiyor, gözyaşı bunun sonucunda ortaya çıkıyordu. Fakat aynı zamanda Darwin, ağlamanın bebeklerin ebeveynlerin dikkatini çekmesine yaradığını da kabul ediyordu. Şimdi biliyoruz ki, en azından yetişkinlerin ağlaması, bazı duygusal uyarıcılara karşı karmaşık bir fizyolojik tepkidir. Ağlamanın en belirgin özelliği gözyaşı dökülmesidir, ama yüz ifadesi ve nefes alma şekli de değişi…