Ana içeriğe atla

Google anlatıyor İnternette arama gelecekte nasıl olacak?

Arama motorları en sık ziyaret edilen siteler arasında yer alıyor.
Bunun sebebi  İnternetin geniş kitlelerin kullanımına sunulması

Bugüne kadar daha çok masaüstü ve diz üstü bilgisayarlara göre hazırlanan arama motorları, artık cep telefonlarıyla birlikte evrilmeye başlıyor.
Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden ABD merkezli Google, internette veri tüketimi liderliğini kişisel bilgisayarlardan devralan cep telefonlarının küçük ekranlarında uzun uzun yazmanızı sizden istemeyecek bir arama motoru geliştirmeye çalışıyor.
Yakında piyasaya sürülecek olan yeni arama motoruna Google, 'Now on Tap' adını verdi.
Google Araştırma Birimi lideri Amit Singhal, Android işletim sisteminin son sürümü Android M ya da Android Marshmallow (Şekerleme) ile çalışacak yeni arama motorunu kısaca "Ne aramak istediğinizi tahmin eden, kelimelerin anlamını bilen bir arama motoru" olarak tanımlıyor.

Arama pencereleri tarih oluyor


"Farz edelim ki eşinizle telefonda mesajlaşıyorsunuz. Size bir lokantadan bahsediyor ve yol tarifini vermek istiyor. Artık tek yapması gereken şey, lokantanın adı geçtiğinde telefon ekranının alt-orta kısmında bulunan daireye 1-2 saniye basmak. Yeni arama motoru kişinin o lokantayla ilgili daha fazla bilgi istediğini anlıyor ve açılış-kapanış saatleri, haritadaki yerini ve benzeri gerekli detayları ekrana getiriyor."
Eğer lokantayla ilgili başka birşey sormak istiyorsanız, "OK Google" diyerek, sesli arama komutu vereceğinizi telefonunuza anlatabiliyorsunuz.
Singhal'in verdiği bir diğer örnek, sesli aramalardan:
"Mesela Spotify'da bir şarkı dinliyorsunuz, şarkının ismi ekranda beliriyor. Çalan grubun vokalistinin ismini hatırlayamıyorsunuz. Google'a 'Vokalist kim?' diye sormanız yeterli olacak."

Bu yenilik Android M işletim sistemi üzerindeki tüm telefon uygulamalarıyla uyumlu biçimde de çalışabilecek.

"Yeni arama motoru mobil dünya için tasarlandı" diyen Singhal, artık arama yaparken kullanıcıların ekrandan ekrana atlayıp, uygulamaları küçültüp yeni arama sayfaları açmasına gerek olmayacağını söylüyor.
Google her şeyi ekranın altında beliren küçük halkaya bağlamış durumda.

Gizlilik sorunu

Ancak çoğu teknolojik yenilikte olduğu gibi burada da daha konforlu bir hizmet için kullanıcıların eskisine oranla çok daha fazla kişisel bilgiyi arama motoruyla paylaşması gerekecek.
Kullanıcıların sevdiği şeyler, hobileri ve alışkanlıkları arama motoru tarafından depolanacak ve tabii bu profile uygun reklamlar Google aracılığıyla kullanıcıya yönlendirilecek.
Bir diğer teknoloji devi Apple'ın CEO'su Tim Cook, bu yıl içerisinde yaptığı bir konuşmada şahsi bilgilerin bu şekilde kullanılmasını eleştirip "Hakkınızda ne var ne yok öğrenip bunu paraya dönüştürmeye çalışıyorlar" demişti.
Apple, kullancılardan toplanan bilgilerin bireylere özgü profiller toplanmasından ziyade, gizlilik prensibine uygun biçimde bilgi havuzlarında topladığını belirtiyor.
Google Araştırma Birimi lideri Singhal ise kullanıcıların kişisel bilgiler üzerinde 'tam kontrole' sahip olduğunu ifade etse de, paylaştıkları bilgiler karşılığında aldıkları hizmetlerden memnun kalacaklarını savunuyor.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Selfie çekerken ölenler

Selfie adam öldürüyorÖlmenin pekçok yolu olabilir  ama kısa süre önceye kadar hiç kimse, selfie çekmenin bunlardan biri olabileceğini hayal bile edemezdi.
Raylarda yürürken, yüksek bir binanın kenarından asılı halde veya bir köprünün üzerinde dengede dururken kendi fotoğrafınızı çekmenin çok ciddi sonuçları olabilir.
Son aylarda bu şekilde, selfie çekerken ölenler haberlere konu oldu.
Mashable internet sitesi geçen aylarda selfie çekerken ölen en az 12 kişi saydı. İngiliz bulvar gazetesi Mirror'a göre bunların sonuncusu bir binanın tepesinde selfie çekerken ölen Rus genç Andrey Retrovski'ydi. Rusya'da bu konudaki kaygılar o kadar büyüdü ki artık yetkililer bu tür selfie çekmenin tehlikelerini vurgulayan bir kampanya başlatmaya karar verdi. Rusya İçişleri Bakanlığı'nın kampanyasında "Sosyal medyadaki bir milyon beğeni bile bedelini hayatınız ve sağlığınızla ödemenize değmez" deniyor. Kampanya için trafik yasaklarını gösterenlere benzer işaretler tasarlandı.
İşaretlerd…

Osmanlı’nın kanatlı süvarileri: Deliler

Öylesine cesur hareket ederlerdi ki, insanları gölgelerinin bile öldürücü olduğuna inandırmışlardı.Deliler  1. BolumOsmanlı kara ordusunda görevli bir askeri birliğin ismidir. "Deli" adı verilen süvarilerden oluşan bu birlik, savaşlarda üstün cesaret göstermeleri ve farklı giyinme şekilleri sebebiyle bu isimle anılmıştır.Asıl olarak kendilerine kılavuz, rehber manasına gelen delil ismi verilmesine karşın, cesur ve korkusuzca düşmana atılmaları nedeniyle halk arasında deli olarak anılmışlardır. Deli adını almalarının sebebi gönüllü 20-25 yaş arası gençlerden oluşmalarıydı ve savaşlarda ordunun en ön saflarında çarpışmalarıydı. En tehlikeli görevlere korkusuzca atılmaları yüzünden bu ismi aldılar. Korkutucu bir görünümleri vardı. Silah olarak eğri pala, kalkan, mızrak ve bozdoğan taşıyan deliler, başlarına pars ya da benekli sırtlan derisinden yapılmış tüylü bir miğfer giyerlerdi. Kalkanlarını da yine kuş tüyleriyle süsleyen delilerin giysileri aslan, kaplan ve tilki postundan,…

Ağlamak Nedir İyimi Kötümü

Bu duyguyu  bastırmak kötü bir şey mi?Yakın zamana kadar ağlamanın nedeni konusunda bilim insanları ile yazarlar arasında anlaşmazlık vardı. Kral VI. Henry oyununda Shakespeare, "Ağlamak üzüntünün derinleşmesini önler" diye yazmış, Amerikalı yazar Lemony Snicket ise bu konuda şöyle demişti: "Bilin ki uzun bir ağlamanın ardından durumunuzda hiçbir değişiklik olmasa da kendinizi daha iyi hissedersiniz." Öte yandan Charles Darwin gözyaşını göz etrafındaki kasların işleyiş biçiminin gereksiz bir yan ürünü olarak görüyordu. Ona göre, bu kasların fazla kan akışını önlemek için arada bir kasılması gerekiyor, gözyaşı bunun sonucunda ortaya çıkıyordu. Fakat aynı zamanda Darwin, ağlamanın bebeklerin ebeveynlerin dikkatini çekmesine yaradığını da kabul ediyordu. Şimdi biliyoruz ki, en azından yetişkinlerin ağlaması, bazı duygusal uyarıcılara karşı karmaşık bir fizyolojik tepkidir. Ağlamanın en belirgin özelliği gözyaşı dökülmesidir, ama yüz ifadesi ve nefes alma şekli de değişi…