Ana içeriğe atla

Apple Ürünü Kullanan Dikkatle Okusun Apple - FBI Kavgasında Neler Oluyor

Apple - FBI Kavgasında Ne Nedir?

Yeniden Destek "Facebook" Zuckerbergden 


FBI bunun üzerine şifre değişikliği olayının önemli olmadığını çünkü daha önceki başka olaylardan öğrendiklerine göre, iCloud yedeklemelerinin, iPhone'lardaki tüm verileri içermediğini, bu nedenle kendilerinin iCloud'a değil, iPhone'un içindeki bilgilere ulaşmaları gerektiğini açıkladı. FBI, şifre değişse bile Apple'ın bu bilgileri iCloud'a yükleyebilmesinin mümkün olduğunu düşünüyor ve Tebligat Kanunu çerçevesinde, Apple'ın iPhone içindeki bilgileri aktarması mecburiyeti olduğuna işaret ediyor.


Son ortaya çıkan FBI-Apple kavgasında, FBI tam anlamıyla sınıfta kaldı. Beceriksizlikleri sonucunda San Bernardino saldırısını gerçekleştiren teröristin telefonundaki verileri alamaz hale geldiler ve şimdi sonucunu düşünmeden Apple'ı sıkıştırıyorlar.


FBI'ın bilgilerine ulaşmak istediği saldırgan Syed Rizwan Farook, eşiyle birlikte 2 Aralık 2015'te, çalıştıkları sosyal yardım merkezinde silahlı bir saldırı düzenleyerek 14 kişiyi öldürmüş ve 22 kişiyi yaralamışlardı. Sonradan yapılan araştırmalar ikilinin IŞID hayranı olduğunu ortaya koymuştu. FBI bu bilgilerden daha fazlasına ulaşmaya çalışıyor. 




Bu olayın bileşenlerini özetlersek;


  1. Edward Snowden'in Ortaya Çıkardığı FBI-NSA olayı sonucunda, internet camiasında ve kullanıcılarda ortaya çıkan "özgürlük" ve "mahremiyet" talepleri 
  2. Terör olayı ve FBI'ın beceriksizliği
  3. FBI'ın Apple'dan talepleri ve bu talebin yarattığı sorun (mesela Çin olayı)
  4. Olayın boyutlarını anlayan teknoloji firmalarının desteği, 
  5. Kurbanların avukatıyım diye ortaya çıkan bir adamın Apple için doldurduğu başvuru
  6. McCafee gibi Showmanler "ben çözerim" diyor

FBI Neler Yapıyor?


Bir kaç günden bu yana su yüzüne çıkan Apple-FBI olayının geçmişi ocak ayının başına kadar iniyor. Apple yöneticileri şirketin ocak başından beri hükümet ile bu konuyu görüştüklerini söylüyor. Hükümetin talebine karşın, Apple bilgileri almak için 4 farklı yol göstermiş. Mesela bu yöntemlerden biri, iPhone'un içinde tanımlı olan bir Wi-Fi ağı üzerinden iCloud'a ulaşmak ve böylece 19 ekim ile olayın oluştuğu tarihe geçen sürede iCloud'da var olan bilgilerin bilinen bir ortama indirilmesi.

Apple bu yöntemi denemek için güvenilir mühendislerini de yardıma göndermiş ama görülmüş ki, iPhone ile ilişki Apple ID şifresi terörist öldürüldükten bir süre sonra değiştirilmiş. Bunun hükümetin telefona el koymasından sonraki 24 saat içinde yapıldığı anlaşılmış. Dolayısıyla bu çözüm işlememiş.

Dava dosyasında bu şifre değişikliğini San Bernardino'nun sağlık müdürlüğünden birilerinin yaptığı iddiası var. Buna karşılık San Bernardino sağlık müdürlüğü değişikliği FBI'ın talebi ile yaptıklarına dair bir tweet atmış.

FBI bunun üzerine şifre değişikliği olayının önemli olmadığını çünkü daha önceki başka olaylardan öğrendiklerine göre, iCloud yedeklemelerinin, iPhone'lardaki tüm verileri içermediğini, bu nedenle kendilerinin iCloud'a değil, iPhone'un içindeki bilgilere ulaşmaları gerektiğini açıkladı. FBI, şifre değişse bile Apple'ın bir araçla bu bilgileri iCloud'a yükleyebilmesinin mümkün olduğunu düşünüyor ve Tebligat Kanunu çerçevesinde, Apple'ın iPhone içindeki bilgileri aktarması mecburiyeti olduğuna işaret ediyor.

Ama bağımsız uzmanlar da FBI'ın iddialarının ve taleplerinin anlamsız olduğu düşüncesinde. Telefon içindeki bilgilerin tamamının da herhangi bir adli araçla çıkarılması mümkün olmayabileceğine, iPhone içindeki bilgilere ulaşmak için tek yolun şifrenin çözülmesi olduğunu belirtiyorlar. Böylece tam bir disk imajının da alınabileceği belirtiliyor.

FBI Neyin Peşinde?


FBI şimdi terörist Farook'un iPhone 5S'i içine girip, başka kimlerle haberleşmiş ya da bu olaya giden günlerde birilerinden "emir almış mı?" ona bakmak istiyor. iPhone telefonların şifrelemesi 2 katlı ve güvenli. Uzmanlara göre, A7 işlemciler ve iOS8 sonrasında iPhone'ların şifrelerini kırmak zorlaştı. 10 kere yanlış girildiğinde ise, telefon kendisini siliyor. Dolayısıyla şifrenin denenerek bulunması olasılığı yok.

FBI, Apple'dan bir arka kapı açmasını istiyor. Böylece telefonun içine girecek ve verilere ulaşabilecek. Apple ise bunu bir kere yaparsa, hep yapmak zorunda kalacağını söylüyor. 

Apple Bir Kere Yolu Açarsa, Herkese Açacak.. Mesela Çin'e



Apple Amerikan polisinin isteğini yerine getirmek istemiyor, çünkü olay sadece ABD'yi değil, bütün dünyayı ilgilendiriyor. Geçen yıl Pekin/Çin yönetimi Apple'dan benzer bir talepte bulundu. Yani Amerikan Polisine iPhone şifrelerini kıracak ya da arka kapı açacak bir araç verilmesi demek, Çin polisine de vermek anlamına gelecek[2].

Çin hükümeti, ülkede satılan bilgisayar ve telefonların güvenliği ve şifreleri konusunda kontrol sahibi olmak istiyor[3]. Yabancı Ticaret Gruplarından baskı görünce bu taleplerini biraz yavaşlattılardı. Apple olayı bu nedenle çok önemli. 

Snowden'in NSA'in tüm Amerikan internet firmalarının verilerine ulaşılabildiğini gösterdiği sızıntılar sonrasında, ABD hükümeti internet özgürlükçülerinin tepkisi ile karşılaştı. Ama şimdi "terör" olayı bahanesi ile tekrar bu yolda talep yapılıyor.

İnternet özgürlükçüleri durumun vehametinin farkındayken, karşı tarafta "vatanseverlik" ya da "terörizm karşıtlığı" gibi fikirleri öne süren birileri var. Bunlardan birisinin haberini dün yayınladık. Kendisini kurbanların avukatı gösteren ama kimlerin ya da kaç kişinin avukatı olduğunu söyleyemen bu hakim eskisi avukat, Apple'ın "işbirliği" yapması için mahkemeye başvurdu.

İnternet Özgürlükçüleri Obama'ya yönelik bir imza kampanyası başlattılar. 


Zuckerberg'ten Apple'a destek, Gates'den FBI'a Destek


Facebook'un kurucusu Mark Zuckerbeg, ABD Federal Soruşturma Bürosu'na (FBI) kullanıcılarının şifreli kişisel bilgilerine ulaşma "anahtarı" vermemekte direnen Apple'ın politikasına sempati duyduğunu açıkladı. İspanya'daki Dünya Mobil Kongresi'nde konuşan Facebook CEO'su "Şifre sistemini atlamak için açılacak bir arka kapının ne güvenliği artıcağını, ne de doğru bir adım olacağını düşünmüyorum" dedi ve kullanıcıların şifreli bilgilerine erişilebilmesini sağlayacak bir arka kapıya karşı olduğunu belirtti. 

Zuckerberg Facebook'un terörizmi engellemek için elinden gelebilecek her şeyi yaptığını ancak aynı zamanda veri şifrelemeyi de desteklediğini belirtti. Hatırlanacağı üzere Facebook ile birlikte, Twitter ve Google da Apple için destek açıklamasında bulunmuştu. 

Buna karşılık Microsoft'un kurucusu Bill Gates tam tersini söylemiş ve Apple'ın şifreyi çözmesi gerektiğini söylemişti. Microsoft'un dünyada polis ve yargı teşkilatları ile işbirliği yaptığı zaten biliniyor. Ama Bill Gates bugün Bloomberg'e verdiği söyleşide, bu söyleminden ufak bir geri adım attı. 

Gates konuşmasında, "Bu farklı bir olay. Basit bir şeyler istenmiyor. Kişisel bir şeyler isteniyor" dediği görüldü. Gates'in bu yorumu, Google, Facebook ve Silikon Vadisindeki bazı yöneticilerin Tim Cook'un dimdik duruşunu alkışlamasına karşı bir geri adım atış olarak değerlendirildi. 

Diğer yandan kimi temsil ettiğini ya da kaç kişiyi temsil ettiğini açıklamayan ve eski bir hakim olan Stephen Larson, bazı mağdurların avukatı olduğunu iddia ederek Apple'ın FBI ile iş birliği yapması için gelecek ay yasal talepte bulunacaklarını açıklamıştı.

Ancak Pew tarafından yapılan bir araştırmada, halkın çoğunluğununyani % 51'inin Apple'ın şifreleri vermesi gerektiğini düşündüğü görülüyor. Vermesin diyenler % 38 ve bilmiyorum diyenler % 11.


Güvenlik uzmanı McCafee ise şifreyi 3 hafta verilirse çözebileceğini, çözemezse TV'da ayakkabılarını yiyeceğini ilan etmişti.

Dr FiXiT 2016 / Chicago

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Selfie çekerken ölenler

Selfie adam öldürüyorÖlmenin pekçok yolu olabilir  ama kısa süre önceye kadar hiç kimse, selfie çekmenin bunlardan biri olabileceğini hayal bile edemezdi.
Raylarda yürürken, yüksek bir binanın kenarından asılı halde veya bir köprünün üzerinde dengede dururken kendi fotoğrafınızı çekmenin çok ciddi sonuçları olabilir.
Son aylarda bu şekilde, selfie çekerken ölenler haberlere konu oldu.
Mashable internet sitesi geçen aylarda selfie çekerken ölen en az 12 kişi saydı. İngiliz bulvar gazetesi Mirror'a göre bunların sonuncusu bir binanın tepesinde selfie çekerken ölen Rus genç Andrey Retrovski'ydi. Rusya'da bu konudaki kaygılar o kadar büyüdü ki artık yetkililer bu tür selfie çekmenin tehlikelerini vurgulayan bir kampanya başlatmaya karar verdi. Rusya İçişleri Bakanlığı'nın kampanyasında "Sosyal medyadaki bir milyon beğeni bile bedelini hayatınız ve sağlığınızla ödemenize değmez" deniyor. Kampanya için trafik yasaklarını gösterenlere benzer işaretler tasarlandı.
İşaretlerd…

Osmanlı’nın kanatlı süvarileri: Deliler

Öylesine cesur hareket ederlerdi ki, insanları gölgelerinin bile öldürücü olduğuna inandırmışlardı.Deliler  1. BolumOsmanlı kara ordusunda görevli bir askeri birliğin ismidir. "Deli" adı verilen süvarilerden oluşan bu birlik, savaşlarda üstün cesaret göstermeleri ve farklı giyinme şekilleri sebebiyle bu isimle anılmıştır.Asıl olarak kendilerine kılavuz, rehber manasına gelen delil ismi verilmesine karşın, cesur ve korkusuzca düşmana atılmaları nedeniyle halk arasında deli olarak anılmışlardır. Deli adını almalarının sebebi gönüllü 20-25 yaş arası gençlerden oluşmalarıydı ve savaşlarda ordunun en ön saflarında çarpışmalarıydı. En tehlikeli görevlere korkusuzca atılmaları yüzünden bu ismi aldılar. Korkutucu bir görünümleri vardı. Silah olarak eğri pala, kalkan, mızrak ve bozdoğan taşıyan deliler, başlarına pars ya da benekli sırtlan derisinden yapılmış tüylü bir miğfer giyerlerdi. Kalkanlarını da yine kuş tüyleriyle süsleyen delilerin giysileri aslan, kaplan ve tilki postundan,…

Ağlamak Nedir İyimi Kötümü

Bu duyguyu  bastırmak kötü bir şey mi?Yakın zamana kadar ağlamanın nedeni konusunda bilim insanları ile yazarlar arasında anlaşmazlık vardı. Kral VI. Henry oyununda Shakespeare, "Ağlamak üzüntünün derinleşmesini önler" diye yazmış, Amerikalı yazar Lemony Snicket ise bu konuda şöyle demişti: "Bilin ki uzun bir ağlamanın ardından durumunuzda hiçbir değişiklik olmasa da kendinizi daha iyi hissedersiniz." Öte yandan Charles Darwin gözyaşını göz etrafındaki kasların işleyiş biçiminin gereksiz bir yan ürünü olarak görüyordu. Ona göre, bu kasların fazla kan akışını önlemek için arada bir kasılması gerekiyor, gözyaşı bunun sonucunda ortaya çıkıyordu. Fakat aynı zamanda Darwin, ağlamanın bebeklerin ebeveynlerin dikkatini çekmesine yaradığını da kabul ediyordu. Şimdi biliyoruz ki, en azından yetişkinlerin ağlaması, bazı duygusal uyarıcılara karşı karmaşık bir fizyolojik tepkidir. Ağlamanın en belirgin özelliği gözyaşı dökülmesidir, ama yüz ifadesi ve nefes alma şekli de değişi…