Ana içeriğe atla

İngilizce İş Yazışmalarında En Çok Yapılan Hatalar ve Doğru Kullanımları

İngilizce öğrenmek isteyen herkesin mutlaka okuyup öğrenmesi bilmesi gereken bu bilgileri kaçırmayın bir çıktısını alıp iş yerinde okulda yanında bulundurup tekrarlar yapmalısın çok faydasını göreceksiniz


Türklerin İş hayatında İngilizce yazışmalarda sıklıkla aynı hataları yapıyoruz. Özellikle yazışmalarda yapılan dilbilgisi hataları global iş fırsatlarını kaçırmamıza ya da kariyer yolculuğumuzun yavaşlamasına sebep olabiliyor.


Sabırsızlıkla beklerken hata yapmayın.


Sizinle buluşmayı dört gözle bekliyorum demek için “ I look forward to meet” değil “I look forward to meeting you” demelisiniz. “I look forward to” ifadesinden sonra gelen yüklemler her zaman “–ing” eki alır. Aynı ifadeyi isim ile de tamamlayabilirsiniz: “I look forward to our meeting” veya “I look forward to our dinner”. Türklerin en sık yaptığı bu minik hata düzeltilmesi de en kolay olanlardan biridir.



Memnuniyetinizi belirtirken eklere dikkat!

İş yazışmalarında bir işin yapılmasından memnun olduğunuzu belirtirken çoğunlukla kullanılan kalıp “I would appreciate it if...” ifadesidir ki bu “bu işi yaparsanız çok memnun olurum” kullanımının karşılığıdır. Fakat bu ifadenin genellikle “I would be appreciated if...” olarak sıklıkla hatalı kullanıldığını görüyoruz. Bu şekilde kullanıldığında “takdir edilirim, eğer...” anlamına gelmektedir. Doğrusu “I would appreciate it if...” şeklindedir.

Aynı fikirdeyiz.

Biri ile aynı fikirde olduğunuzda ise “I am agreed with...” değil “I agree with...”demelisiniz.

Türkçe düşünmeyin, İngilizce doğru kullanımını öğrenin.
Birinin başka biri ile iletişime geçmesini istiyorsanız “Please contact with Ayşe Hanım” yerine “Please contact Ayşe Hanım” demeniz yeterlidir. Çünkü kalıp “contact somebody” dir. Türkçe düşünmekten kaynaklanan bu minik hata da düzeltilmesi en kolay olanlardan biridir.

Hangi edat?

Hangi koşulda hangi edatı kullanacağınızı şaşırıyor musunuz? Şöyle bir tüyo verebiliriz; zaman ve yer ile ilgili edatlarda tarih veya günden bahsediyorsanız “on”, saatten bahsettiğinizde “at” ay veya yıldan bahsediyorsanız “in” eklerini kullanabilirsiniz. Örneğin; Aralık Ayı’nda konuştuğunuz kişiyle aynı yerde olacağınızı belirtmek için “I will be there in December” cümlesi yeterli olacaktır. Sizinle 24 Ocak günü öğleden sonra 3’te buluşabiliriz demek için “ I can meet you at 3pm on 24th of January” diyebilirsiniz.

Fiillerden sonra gelen edatlara dikkat edin.

Türkçe düşünüp İngilizce yazmakla ilgili hatalardan bir tanesi doğru edatın kullanımıdır. İlgili olmak, bağlı olmak anlamına gelen “relate” kelimesi“- to” edatını alır ama Türkler arasında “with” edatının kullanıldığını görüyoruz. Bu e-posta yönetim kurulunun aldığı karar ile ilgili demek istiyorsanız“ This email relates to the Board of Directors’ decision” veya “This email is in relation to the Board of Directors’ decision” cümlesini yazabilirsiniz. Yanıtlamak anlamındaki “answer” kelimesi ve ayrılmak, bırakmak anlamında kullanılan “leave” sözcüğünden sonra ise sıklıkla edat kullanılıyor. Oysaki bu kelimelerden sonra edat kullanılmaz. Örneğin, iş yazışmalarında bir kişinin e-postasını yanıtladığınızı belirtmek için“ I answered your email” cümlesini kullanmanız gerekir ya da ofisten saat akşam 7’de ayrıldığınızı aktarmak için “ I left the office at 7 pm” diyebilirsiniz. Ancak yanıtlama anlamındaki “reply” fiilini kullandığınızda “to” edatı şarttır. “Answer” yerine “reply” kullanmak isterseniz aynı ifade için “I replied to your email” olarak da yazabilirsiniz.


Toplantı tarihi belirleyelim.

Bir konunun veya toplantı tarihinin size uygun olduğunu belirtmek için kullanılan “convenient” kelimesi kişiler için kullanılmaz. Dolayısıyla Türkçe’ye doğrudan “uygun” olarak tercüme edilmemelidir. Sıklıkla kullanılan ancak hatalı olan “I am convenient” yerine “Friday is convenient for me” veya “Is 10am a convenient time for you?” şeklinde kullanırsanız, kendinizi doğru ifade etmiş olursunuz. Aynı anlama gelen “Tuesday 5pm works for me” veya “Monday morning fits my schedule” alternatif cümleleri de kullanılabilir.

Pazartesi uygun musunuz?

İngilizce kelimenin Türkçe’ye “uygun” olarak tercüme edilip aynı sınırlarda kullanımından doğan bir hata da “available” ile ilgilidir. Bir kişi veya yer “available” olabilir. Örneğin toplantı odasının gelecek Salı günü boş olup olmadığını öğrenmek için “Is the meeting room available next Tuesday?” demelisiniz veya toplantı tarihi belirlerken karşınızdakinin uygunluk durumunu anlamak için hatalı kullanım olan “Is Monday available for you?” demek yerine “Are you available on Monday?” diye sormalısınız.

Kontrolü elden bırakmayın.

Türkçe’deki “kontrol etmek” kelimesi İngilizce’deki “to control” ile aynı anlama gelmediği için sıklıkla hatalı kullanılıyor. İngilizce’deki “control” kelimesi daha çok kontrolü elinde bulundurmak, yönetmek veya fiziksel bir kontrol anlamını ifade ediyor. Fakat bir dokümanının kontrol edilmesini rica ederken “control” kelimesi yerine inceleme anlamındaki “review” veya “check” kelimeleri kullanılmalıdır: “Please, review the attached document” veya “Did you get a chance to check the order?”

Nerde kullanılır bu The?

“The” belirli nesneleri, yerleri anlatmak için kullanılır. Türkçe’ye “İşten sonra” ifadesi olarak çevirebileceğimiz “After the work” kalıbının doğrusu “ after work” kullanımıdır. Bazı ifadelerde ise “the” kelimesi zorunludur. Örneğin; “I am currently at the office” ifadesinin kullanımı doğrudur. Ülke, şehir ve yerleri belirtirken de “the” ekinin kullanımı ile ilgili aynı hatalar yapılıyor. İstanbul’dan önce “the” eki gelmezken örneğin İngiltere, Amerika ve Orta Doğu’yu belirtirken “the” ekini kullanmak gereklidir. Mutlaka the UK, the USA ve the Middle East olarak yazılmalıdır.

Dokümanları ekte bulabilirsiniz.

İş e-postalarında dokümanın ekte olduğunu anlatmak için doğrudan Türkçe’deki “ekte paylaşıyorum” ifadesinin çevirisi olan “I’m sharing with you” ifadesi yerine “Please find attached...” veya “Please find enclosed...” yazarsanız doğru bir İngilizce ile sade bir şekilde kendinizi anlatabilirsiniz. Bir diğer alternatif ise “Attached, you may find...” kullanımıdır.

İlaveten…

İş e-postalarınızda “hem” anlamındaki bağlaç “And also...” diye başlayan cümleler kurmak profesyonel görüntünüzü zayıflatır. Bu bağlaç yerine buna ek olarak anlamına karşılık gelen “ In addition” veya “ On another point” ile başlayan cümleler kullanmak sizi daha yetkin gösterecektir.

Bu arada…

“Bu arada, bu süre zarfında” anlamında kullanılan “by the meantime” kalıbı yerine “in the meantime” ifadesi daha doğru bir ifadedir.

Kariyer mi taşıyıcı mı? Doğru söyleyin.
İş toplantılarında veya telekonferanslarda kariyer anlamındaki “career” ile taşıyıcı anlamındaki “carrier” sözcüğüne dikkat edilmelidir. Bu iki sözcüğün yazılımları birbirine yakın olduğu için telaffuzun da öyle olduğu sanılır ve genellikle yanlış anlaşılmalara neden olur. Online sözlüklerden okunuşları hakkında bol pratik yaparak iletişim kazalarını önleyebilirsiniz.

Then mi than mi?

İş e-postalarında çoğunlukla karşılaşılan yanlışlardan bir tanesi “then” ve “than” ifadelerinin doğru yazılımı ile ilgilidir. “Than” kelimesi iki şeyi karşılaştırırken kullanılır: ilk siparişin ikincisinden daha büyük olduğunu aktarmak için “The first order was larger than the second order” cümlesi doğrudur. Dokümanların en geç 15 Ocak’ta dosyalanmasını istediğinizde ise, “Please file the documents by no later than January 15.” ifadesi yazılabilir. Çok benzer şekilde yazılan “then” ise “sonrasında, öyleyse” anlamında kullanılır.

Recommend this on Google G+1
Sayfama destek için  G+1
                             

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Selfie çekerken ölenler

Selfie adam öldürüyorÖlmenin pekçok yolu olabilir  ama kısa süre önceye kadar hiç kimse, selfie çekmenin bunlardan biri olabileceğini hayal bile edemezdi.
Raylarda yürürken, yüksek bir binanın kenarından asılı halde veya bir köprünün üzerinde dengede dururken kendi fotoğrafınızı çekmenin çok ciddi sonuçları olabilir.
Son aylarda bu şekilde, selfie çekerken ölenler haberlere konu oldu.
Mashable internet sitesi geçen aylarda selfie çekerken ölen en az 12 kişi saydı. İngiliz bulvar gazetesi Mirror'a göre bunların sonuncusu bir binanın tepesinde selfie çekerken ölen Rus genç Andrey Retrovski'ydi. Rusya'da bu konudaki kaygılar o kadar büyüdü ki artık yetkililer bu tür selfie çekmenin tehlikelerini vurgulayan bir kampanya başlatmaya karar verdi. Rusya İçişleri Bakanlığı'nın kampanyasında "Sosyal medyadaki bir milyon beğeni bile bedelini hayatınız ve sağlığınızla ödemenize değmez" deniyor. Kampanya için trafik yasaklarını gösterenlere benzer işaretler tasarlandı.
İşaretlerd…

Osmanlı’nın kanatlı süvarileri: Deliler

Öylesine cesur hareket ederlerdi ki, insanları gölgelerinin bile öldürücü olduğuna inandırmışlardı.Deliler  1. BolumOsmanlı kara ordusunda görevli bir askeri birliğin ismidir. "Deli" adı verilen süvarilerden oluşan bu birlik, savaşlarda üstün cesaret göstermeleri ve farklı giyinme şekilleri sebebiyle bu isimle anılmıştır.Asıl olarak kendilerine kılavuz, rehber manasına gelen delil ismi verilmesine karşın, cesur ve korkusuzca düşmana atılmaları nedeniyle halk arasında deli olarak anılmışlardır. Deli adını almalarının sebebi gönüllü 20-25 yaş arası gençlerden oluşmalarıydı ve savaşlarda ordunun en ön saflarında çarpışmalarıydı. En tehlikeli görevlere korkusuzca atılmaları yüzünden bu ismi aldılar. Korkutucu bir görünümleri vardı. Silah olarak eğri pala, kalkan, mızrak ve bozdoğan taşıyan deliler, başlarına pars ya da benekli sırtlan derisinden yapılmış tüylü bir miğfer giyerlerdi. Kalkanlarını da yine kuş tüyleriyle süsleyen delilerin giysileri aslan, kaplan ve tilki postundan,…

Ağlamak Nedir İyimi Kötümü

Bu duyguyu  bastırmak kötü bir şey mi?Yakın zamana kadar ağlamanın nedeni konusunda bilim insanları ile yazarlar arasında anlaşmazlık vardı. Kral VI. Henry oyununda Shakespeare, "Ağlamak üzüntünün derinleşmesini önler" diye yazmış, Amerikalı yazar Lemony Snicket ise bu konuda şöyle demişti: "Bilin ki uzun bir ağlamanın ardından durumunuzda hiçbir değişiklik olmasa da kendinizi daha iyi hissedersiniz." Öte yandan Charles Darwin gözyaşını göz etrafındaki kasların işleyiş biçiminin gereksiz bir yan ürünü olarak görüyordu. Ona göre, bu kasların fazla kan akışını önlemek için arada bir kasılması gerekiyor, gözyaşı bunun sonucunda ortaya çıkıyordu. Fakat aynı zamanda Darwin, ağlamanın bebeklerin ebeveynlerin dikkatini çekmesine yaradığını da kabul ediyordu. Şimdi biliyoruz ki, en azından yetişkinlerin ağlaması, bazı duygusal uyarıcılara karşı karmaşık bir fizyolojik tepkidir. Ağlamanın en belirgin özelliği gözyaşı dökülmesidir, ama yüz ifadesi ve nefes alma şekli de değişi…