Ana içeriğe atla

İnternet'te Görülmesini İstemediğiniz Bilgileri Nasıl Saklarsınız?

Hukuk ya da resmi başvurular her zaman olumlu sonuçlanmayabiliyor. O zaman ne yapacaksınız? Bu konuda yine de yapılabilecek bir şeyler var. Eğer dikkatle ve ciddiyetle bu konu üzerine eğilirseniz, bilgi / içerik silinmese bile gözönünden kaybedilebilir, internetin dehlizlerinde derinlere gömülebilir. Bu yazıda buna dair önerileri okuyacaksınız.



Arama motorlarında aradığınızda çıkan bilgiler arasında kendiniz ya da şirketiniz hakkında, memnun olunmayacak bir şeyler varsa, ne yapacaksınız? Son yıllarda bu tür bilgileri yönetmek için "itibar yönetimi" denilen şirketler türedi ve bu şirketler, başvuran firma ya da kişilerle ilgili olarak internet üzerinde yayınlanmış olan istenmeyen bilgileri sildirmek için genellikle hukuki ya da resmi yollardan hareket ediyorlar. 


Yanısıra 2014 yılında Avrupa Birliği'nin arama motorları için resmi olarak ortaya koyduğu "Unutulma Hakkı" var. Bunun için örneğin, Google'a kimlik ve güncel bir resim dahil bir form göndermek gerekiyor. Ama daha önemlisi, ilgili linklerin tek tek belirtilmesi ve neden silinmesinin istendiğinin de açıklanmasının bekleniyor. Google, formu doldurup gönderenlere, işleme konulduğuna dair bir mesaj gönderiyor ama silinme işlemin ne kadar süreceği ya da silinme/silinmeme kararı verilip verilmeyeceği belirsiz.

Yani hukuk ya da resmi başvurular her zaman olumlu sonuçlanmayabiliyor. O zaman ne yapacaksınız? Bu konuda yine de yapılabilecek bir şeyler var. Eğer dikkatle ve ciddiyetle bu konu üzerine eğilirseniz, bilgi / içerik silinmese bile gözönünden kaybedilebilir, internetin dehlizlerinde derinlere gömülebilir. Bu yazıda buna dair önerileri okuyacaksınız. 


  • Başkalarına Kontrol Ettirin


    İlk madde bu; Google sizin bilgisayarınızı anlıyor ve dolayısıyla size gösterdiği içerikte bazı filtreler uygulayabiliyor. Bu nedenle arkadaşlarınızın, ailenizden birilerinin ya da birlikte çalıştığınız birilerinden, arama yaparak, neler gözüktüğüne farklı gözlerle bakmalarını, tespit etmelerini isteyin. 

  • Negatif Kelimeleri Tespit Edip, Bunları Olumlu İçerikler İçinde Kullanın


    Hakkınızdaki hoş olmayan içeriklerin bulunmasında kullanılabilecek kötü kelimelerin ne olduklarını tespit edin. Mesela bir şirketin geçmişte ismiyle ilgili olarak gelen "iflas" kelimesini sildirmek istediğini görmüştük.

    Şirketiniz ya da kendinizle ilgili bu tür kelimeleri, başlıkları, görüntülerin adlarını içeren başka ve olumlu içerikler hazırlayın. Mesela blog yazın. Bunları hazırlayacağınız video ve diğer içerikleri tanımlamakta kullanın. 

    Bu hareketin anlamı; sizinle ilgili istenmeyen içerikleri aşağıya itmek, bu kelimeler arandığında olumlu içeriklerin yukarıda yer almasını sağlamak oluyor. Ne kadar çok içerik yaratabilirseniz, negatif içerik o kadar aşağıya düşecek ve gözönünden yokolacaktır.

    Yukarıdaki örnekten hareket edersek; blog'da şirketin adının geçeceği (mesela yazar hanesinde) ve "İflas Etmenin Koşulları" gibi bilgi verici bir içerik yaratılabilir. 

  • Arkadaşlarınızdan, Ailenizden ya da Birlikte Çalıştığınız Şirketlerden Olumlu İçerikler İsteyin


    İçerik konusunda, tek başınıza davranmanız yeterli olmayabilir. Arkadaş ve aile bireylerinizden forum, blog ve sosyal medyada sizin hakkınızda olumlu içerikler yaratmasını isteyin. Sizden, çalışmalarınızdan ya da şirketinizden olumlu cümlelerle ya da yukarıda bahsettiğimiz anahtar kelimelerle bahsetmelerini rica edin. 

    Bu arada olumsuz içerik olan yere olumlu yorum bırakmaları da bir yoldur. Hem önceki bilgi ya da yorumların tersine bir şeyler olduğunu göstermek açısından, hem de eğer olumsuz bilgi bir yorum ise yeni yorumlar yukarıya geleceğinden, aşağıya kaymasını sağlamak için. 

    Linkedin bu anlamda kullanılabilecek önemli bir ortamdır. Oradaki arkadaşlarınızdan bu tür olumlu referans ya da tavsiyeler alabilirsiniz. 

    Hatta sorunlu konuda olumlu içerik yazıp, iş arkadaşlarınızdan ya da birlikte çalıştığınız şirketlerdeki kişilerden bunun altına görüş yazmalarını da isteyebilirsiniz. Genellikle bu iyice faydalı bir yoldur. 

  • Sizinle Söyleşi Yapılmasını İsteyin


    Eğer bu tür bir şansınız varsa, negatif görüşleri silmek ve kendinizi anlatmak açısından iyi bir yoldur. Eğer bu söyleşilerin sizinle yapılmasını sağlayamıyorsanız, siz söyleşi yapın. İş arkadaşlarınız, çalışanlarınız ya da farklı şirketlerdeki kişilerle, farklı konularda söyleşi yaparak, içerik miktarını arttırabilir ve bu arada size ait olumlu yönleri ortaya koyabilirsiniz. 

  • Aktif Sosyal Medya Hesapları Oluşturun


    Sosyal medyada ne kadar çok aktif olursanız, hakkınızdaki pozitif içerik de o oranda artabilir (siz negatif davranmadığınız sürece). Her bir sosyal medya hesabında sizin ve/veya şirketinizin adının ve eğer negatif tepki çeken ürün varsa onun adının yer almasında yarar var. 

    Bu arada bütün sosyal medya hesaplarınızın tanıtımında, websiteleriniz, bloglarınız ve diğer hesaplarınıza ait linkler olmalıdır. Böylece sizin hakkınızdaki bilgilerin oluşması daha iyi bir temel sağlayacaktır. 

    Bunun için sosyal medya sitelerinde ve bu sitelerin altındaki forum, grup ya da mail listelerinde aktif olun ki, içerik artsın. Bu bölüm başlığında da görüldüğü üzere hesaplarınız hareket etmeli yani aktif olmalıdır. Bu hesaplarda pozitif yorumların yanısıra, faydalı bilgiler, içinde bulunduğunuz endüstriye ait haberler paylaşmanız sizi takip edenleri arttıracaktır. Bu da sizin için daha çok içerik yaratacak ve dolayısıyla negatif içeriklerin daha aşağılara gömülmesine yardımcı olacaktır.



Sonuç olarak sizinle ilgili olan ve hukuki yollardan silinemeyen olumsuzluğun aşağıya doğru yokolması biraz zaman alacaktır. Ama bu konuda ısrarcı olur ve düzenli bir şekilde çaba gösterirseniz, zaman içinde yok olacaktır. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Selfie çekerken ölenler

Selfie adam öldürüyorÖlmenin pekçok yolu olabilir  ama kısa süre önceye kadar hiç kimse, selfie çekmenin bunlardan biri olabileceğini hayal bile edemezdi.
Raylarda yürürken, yüksek bir binanın kenarından asılı halde veya bir köprünün üzerinde dengede dururken kendi fotoğrafınızı çekmenin çok ciddi sonuçları olabilir.
Son aylarda bu şekilde, selfie çekerken ölenler haberlere konu oldu.
Mashable internet sitesi geçen aylarda selfie çekerken ölen en az 12 kişi saydı. İngiliz bulvar gazetesi Mirror'a göre bunların sonuncusu bir binanın tepesinde selfie çekerken ölen Rus genç Andrey Retrovski'ydi. Rusya'da bu konudaki kaygılar o kadar büyüdü ki artık yetkililer bu tür selfie çekmenin tehlikelerini vurgulayan bir kampanya başlatmaya karar verdi. Rusya İçişleri Bakanlığı'nın kampanyasında "Sosyal medyadaki bir milyon beğeni bile bedelini hayatınız ve sağlığınızla ödemenize değmez" deniyor. Kampanya için trafik yasaklarını gösterenlere benzer işaretler tasarlandı.
İşaretlerd…

Osmanlı’nın kanatlı süvarileri: Deliler

Öylesine cesur hareket ederlerdi ki, insanları gölgelerinin bile öldürücü olduğuna inandırmışlardı.Deliler  1. BolumOsmanlı kara ordusunda görevli bir askeri birliğin ismidir. "Deli" adı verilen süvarilerden oluşan bu birlik, savaşlarda üstün cesaret göstermeleri ve farklı giyinme şekilleri sebebiyle bu isimle anılmıştır.Asıl olarak kendilerine kılavuz, rehber manasına gelen delil ismi verilmesine karşın, cesur ve korkusuzca düşmana atılmaları nedeniyle halk arasında deli olarak anılmışlardır. Deli adını almalarının sebebi gönüllü 20-25 yaş arası gençlerden oluşmalarıydı ve savaşlarda ordunun en ön saflarında çarpışmalarıydı. En tehlikeli görevlere korkusuzca atılmaları yüzünden bu ismi aldılar. Korkutucu bir görünümleri vardı. Silah olarak eğri pala, kalkan, mızrak ve bozdoğan taşıyan deliler, başlarına pars ya da benekli sırtlan derisinden yapılmış tüylü bir miğfer giyerlerdi. Kalkanlarını da yine kuş tüyleriyle süsleyen delilerin giysileri aslan, kaplan ve tilki postundan,…

Ağlamak Nedir İyimi Kötümü

Bu duyguyu  bastırmak kötü bir şey mi?Yakın zamana kadar ağlamanın nedeni konusunda bilim insanları ile yazarlar arasında anlaşmazlık vardı. Kral VI. Henry oyununda Shakespeare, "Ağlamak üzüntünün derinleşmesini önler" diye yazmış, Amerikalı yazar Lemony Snicket ise bu konuda şöyle demişti: "Bilin ki uzun bir ağlamanın ardından durumunuzda hiçbir değişiklik olmasa da kendinizi daha iyi hissedersiniz." Öte yandan Charles Darwin gözyaşını göz etrafındaki kasların işleyiş biçiminin gereksiz bir yan ürünü olarak görüyordu. Ona göre, bu kasların fazla kan akışını önlemek için arada bir kasılması gerekiyor, gözyaşı bunun sonucunda ortaya çıkıyordu. Fakat aynı zamanda Darwin, ağlamanın bebeklerin ebeveynlerin dikkatini çekmesine yaradığını da kabul ediyordu. Şimdi biliyoruz ki, en azından yetişkinlerin ağlaması, bazı duygusal uyarıcılara karşı karmaşık bir fizyolojik tepkidir. Ağlamanın en belirgin özelliği gözyaşı dökülmesidir, ama yüz ifadesi ve nefes alma şekli de değişi…